Elinizdeki bu kitap bir kadının bedeninde, zihninde ve
kalbinde aynı anda büyüyen bir dönüşümün izini sürüyor.
Yağmur’un yaşadıkları; yalnızca hamileliğin fizyolojik
aşamaları değil, anneliğe geçişin görünmeyen eşiğidir.
Kokular, kaygılar, kusmalar karnın büyümesiyle birlikte
gelen kaşıntılar, aynada yabancılaşan bir beden, doğum
şekliyle ilgili tereddütler… Bunların her biri, modern
kadının hem bilgiyle hem duyguyla kuşatıldığı bir
dönemin iç sesleridir.
Yağmur güçlü olmak zorunda değildir. Bazen korkar,
bazen çirkin hissettiğini itiraf eder, bazen karar
verememekten utanır. Çünkü gerçek annelik,
kusursuzlukla değil; soru sormakla, paylaşmakla ve destek
istemekle başlar. Doktorla kurulan güvenli diyalog, eşin
yargısız varlığı, bedenle yeniden bağ kurma çabası…
Hepsi bu geçişin doğal parçalarıdır.
Yağmur’un hikâyesi, birçok kadının içinden sessizce
geçen cümleleri görünür kılmak için yazıldı. Okuyan
herkesin kendi bedenine, kendi kaygılarına ve kendi
gücüne biraz daha şefkatle bakabilmesi dileğiyle.
İlgili kitabın ön sayfalar dosyası yüklenmemiştir!